Ben Bir Erkek Olarak Büyürken… (Gölgeyle Yüzleşme)
Ben bir erkek olarak büyürken, bana hep “ver” demeyi öğrettiler.
“Sev” dediler, “koru” dediler, “taşı” dediler…
Sus, güçlü kal, ezilme.
Ama kimse bana, “Birinin beni de taşıyabileceğini” söylemedi.
Kimse bana, “Yeterli olmasam da sevilebileceğimi” öğretmedi.
Gücüm, ancak iş gördüğü sürece takdir edildi. Yorgunluğum görmezden gelindi.
Düştüğümde değil, ayağa kalktığımda alkışlandım.
Ve ben, sadece vererek değerli olabileceğime inandım.
Sonra sen geldin…
Beni olduğum gibi göreceğini sandım.
Yorgunluğumu anlayacak, sustuğumda uzaklaşmayacak biri olacağını düşündüm.
Ama sen de gücüm varken sevdin beni. Elim doluyken, sırtım dikken…
Sustuğumda sessiz kaldın. Tükendiğimde gözlerini çevirdin.
Ve ben, yine yetmiyor gibi hissettim.
Oysa elimde taşıyabildiğim, sırtımda yüklenebildiğim, yüreğime sığdırabildiğim ne varsa sana verdim.
Bir gün bakarsın diye… Bir gün “benim için de taşıyorsun” dersin diye.
Ama olmadı.
Benim çabam sessizlikte boğuldu. Ve ben yeniden kendi içime çekildim.
Gücümün bittiği yerde, gölgem konuşmaya başladı.
Ben hep oradaydım.
Sen ne zaman sustun, ben fısıldamaya başladım.
Biliyor musun, sen gücünle değil, görülmeyen yaralarınla yalnızsın.
Ben senin taşıdıklarınım. Söyleyemediklerin, bekleyip gelmeyenlerin, sevilemeyeceğini sandığın tüm hâllerinim.
Sen hep bir kadının gözünde yeterli olmak istedin. Çünkü çocukken kimsenin bakmadığı yerde, içten içe şöyle dedin:
“Görülmek için güçlü olmalıyım. Sevilmek için işe yaramalıyım.”
Ama ben biliyorum: Sen yoruldun.
Sevilmek değil, sadece bırakılmak istemiyordun.
Birinin omzuna başını koymak, ve orada eksik kalsan da kalabilmek istiyordun.
Ama hâlâ korkuyorsun. Çünkü yeterli olmadığında, bir gün herkesin senden gideceğine inanıyorsun.
Ve işte şimdi ben sana söylüyorum, senin gölgen:
Güçsüz olma hakkın var.
Taşınma, susma, durma hakkın var.
Her şeyi veremediğinde bile sevilebilir olduğunu bilmek senin de hakkın.
Sen bana sustukça, ben seni içten içe çürütüyorum.
Ama bana döner, beni dinler ve beni kabullenirsen, içimizdeki savaş bitecek.
Çünkü ben senin düşmanın değilim.
Ben, senin duyulmamışlığınım.
Kapanış (İçsel Yüzleşme)
Belki de artık biri beni taşımasa da olur.
Ama ben kendi içimde taşıdıklarımı inkâr etmeyeceğim.
Güçlü olduğum kadar yorgun olduğumu,
Verdiğim kadar biriktirdiğimi,
Sevildiğim kadar görülmek istediğimi artık kendime itiraf edeceğim.
Çünkü ben bir erkek olarak büyürken,
Sevilmek için güçlü olmam gerektiğine inandırıldım.
Ama şimdi biliyorum:
Bazen bir adamın en güçlü yeri, gölgesine eğildiği andır.
