BLOG

Psikolog Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?

Samsun’da psikolog arayan birçok kişi internet üzerinde araştırma yaparken genellikle “en iyi psikolog” ifadesini kullanır. Bu arama oldukça anlaşılırdır; çünkü insanlar psikolojik destek alacakları uzmanın gerçekten güvenilir ve yetkin olmasını isterler. Ancak psikoloji alanında çalışan uzmanlar için “en iyi psikolog” kavramı çoğu zaman tek bir kişiyi ifade etmez. Çünkü psikolojik danışmanlık ...

Devamını oku
Kaç, Savaş, Don: Zihnin Hayatta Kalma Oyunu

Kaç, Savaş, Don: Zihnin Hayatta Kalma Oyunu

İnsan, Korkunun Gölgesinde Yaşar

İnsanın doğasında üç kadim refleks vardır: kaçmak, savaşmak ve donmak.
Bu tepkiler, bir zamanlar hayatta kalmamızı sağladı; ormanlarda, vahşi doğada, bedenimizi korudu.
Fakat zaman değişti, tehlikeler biçim değiştirdi. Artık bizi tehdit eden şey bir yırtıcı değil, bir kelime, bir bakış, bir sessizlik.
Başarısızsın. Yetersizsin. Olmadı. Bu cü...

Devamını oku
Aileden Devlete: Türk Toplumunun Çözülme Anatomisi

Aileden Devlete: Türk Toplumunun Çözülme Anatomisi

Düşünüyorum da, aile devletin bir arada kalmasındaki en önemli yapı.
Bir toplumun ruhu, en küçük hücresinde —yani ailede— başlar; orada biçimlenir, oradan devlete yansır.
Ailedeki değişim kültürü, kültürdeki değişim toplumu, toplumdaki değişim de devleti dönüştürür.
Bugün Türk devletinin yapısında bir çöz&uum...

Devamını oku
Aynı Nedenler - Farklı Sonuçlar mı ?

Aynı nedenler aynı şartlar altında aynı sonucu doğurur.”
Peki bu, sadece mekanik dünyada mı böyledir, yoksa fiziksel dünyada da mı geçerlidir?

Mekanik dünyada bu kesinlikle böyledir.
Saat dişlisi, makineler, matematiksel işlemler gibi sistemlerde aynı nedenler, aynı şartlarda hep aynı sonucu verir. Çünkü bu sistemler kapalıdır, değişkenleri sınırlıdır.
2+2 her zaman 4 eder.
Aynı kuvveti aynı açıyla uygularsan aynı hareket çıkar.

Ama fiziksel doğaya baktığımda işler karmaşıklaşır. Çünkü koşullar hiçbir zaman tamamen ...

Devamını oku
Kim Konuşuyordu ?

Ben mi Konuşuyorum Dil Mi?
Dil, sadece bir aracı değil, bizzat insan deneyiminin kurucu zemini. Saussure’ün gösteren ile gösterilen arasında kurduğu bağ bana hep eksik geliyor. Çünkü kelimeler yalnızca nesnelere işaret etmiyor; birbirlerine bağlanarak yeni anlam ağları kuruyor. Lacan’ın dediği gibi, gösteren zinciri insanın çıplak yaşantısını kendi biçimsel kurallarına göre örüyor. Demek ki ben düşündüğümü sandığımda bile aslında dilin kurduğu bir düşünce düzeninin içindeyim.

Ama bu zincir sabit değil. Freud’un “birincil süreç” de...

Devamını oku
Köprü

Bazen zihnim, iki nokta arasında köprü kurar.
Ama o iki noktanın aslında birbirine yolu yoktur.

Çocukken bunu çok yaptım. Annem babama bağırdığında, bağırışın ucunun bana dokunacağını sandım.
Oysa anneyle baba arasındaki ses, bana değmiyordu.
Ama ben, “Eğer annemi üzmezsem bana bağırmaz” diye bir köprü kurdum.

Zihnim için belirsizliği taşımak zordur; çünkü boşluk korkutucudur.
O yüzden zihnim, boşluğu kendi varsayımıyla doldurdu.
O gün kurulan köprü, bugün hâlâ ayaklarımın altında.
Oysa o köprü, hiçbir yere çı...

Devamını oku
Çocukluk Yaraları ve İç Çocuk

Anne Ben Anlamak İstiyorum 

Ben artık büyüdüm.
Sen ise ötelerdesin.

İçimde bir yer var ki hâlâ senin sesini duymak istiyor.
Söylemediğin cümleleri…
Susarak yanıtladığın soruları…
Benim çocuk kalbimle sormaya cesaret edemediğim ama içimde hep yankılananları.

Yıllarca sana açıklamalar yaptım kendi içimde. Dedim ki: O da bilmiyordu. Elinden geleni yaptı. Yaralıydı, ondan böyleydi.

Bu cümleler yetişkin hâlimi sakinleştirdi. Ama içimde bir çocuk vardı; o, bu cümleleri sade...

Devamını oku
Ben Bir Erkek Olarak Büyürken | İç Çocuk ve Gölgeyle Yüzleşme

Ben Bir Erkek Olarak Büyürken… (Gölgeyle Yüzleşme)

Ben bir erkek olarak büyürken, bana hep “ver” demeyi öğrettiler.
“Sev” dediler, “koru” dediler, “taşı” dediler…
Sus, güçlü kal, ezilme.

Ama kimse bana, “Birinin beni de taşıyabileceğini” söylemedi.
Kimse bana, “Yeterli olmasam da sevilebileceğimi” öğretmedi.

Gücüm, ancak iş gördüğü sürece takdir edildi. Yorgunluğum görmezden gelindi.
Düştüğümde değil, ayağa kalktığımda alkışlandım.
Ve ben, sadece vererek değerli o...

Devamını oku
Terk Edilmek



Düşünsene…

Bir mum var, iki fitilli. Aynı anda yanmaya başlamışlar. Aynı alevi paylaşmışlar. Birbirlerine ışık olmuşlar, birbirlerinin aleviyle ısınmışlar.

Ama zamanla biri sönmeye yüz tutmuş. Erimiş, yorulmuş, dibi çatlamış.

Diğeri hâlâ yanıyor, ama bir şey eksik.

Çünkü birlikte yanmaya alışmışlar.

Şimdi ışığı var ama yoldaşı yok.

Söneni izliyor, anlamaya çalışıyor:

“Neden söndü? Yeterince güçlü değil miydi? Beni artık istemiyor muydu? Yoksa beni terk mi etti?”

Oysa sönen...

Devamını oku
Yaşamın Anlamı, Doğum ve Ölüm Kaygısı

Yaşamın İki Ucu 

Başı mı sonu mu belirsiz, iki ucun arasında, milyonlarca denklem gibi değil mi yaşam?


Bir uç doğum; nereden, neden, nasıl, ne için geldik?

Bir uç ölüm; nereye, neden, nasıl, ne için gittik?


Uçların arasında kalan yaşamın denklemleri, uçlardaki belirsizliği netleştirmiyor ki!


Doğum başlangıç, ölüm son mu?

Doğan ölüm, ölen doğum mu?


Başladığın yer doğumsa, bittiğin yer ölüm mü?

Bitmek, tamamlamak değil mi?

Ölümün ta...

Devamını oku