Bireysel Danışmanlık

Çocuklukta Öğrenilen Duygusal Kalıplar

Bugünkü Tepkileriniz Nereden Geliyor? 

Bazen yaşanan olay küçük görünür; fakat içimizde uyandırdığı duygu beklediğimizden çok daha güçlüdür. Bir eleştiri bütün gün aklımızda kalabilir, sevdiğimiz kişinin geç cevap vermesi önemsenmediğimiz düşüncesini doğurabilir ya da yaptığımız sıradan bir hata kendimizi yetersiz hissetmemize yol açabilir. Böyle anlarda insan kendine şu soruyu sorar: “Neden bu...

Devamını oku
İş Stresi ve Tükenmişlik Belirtileri

İş Stresi Hayatınızı Ele mi Geçirdi? Tükenmişlik Belirtilerini Fark Ediyor musunuz?

Sabah alarm çaldığında yataktan kalkmak istemiyor musunuz?

Hafta sonu dinlenmenize rağmen pazartesi sabahı kendinizi yine yorgun mu hissediyorsunuz?

İşe gitmeden önce içinizde açıklayamadığınız bir sıkıntı oluşuyor mu?

Eskiden keyifle yaptığınız iş artık size yalnızca zorunluluk gibi mi geliyor?

Bu duygular zaman zaman birçok kişinin yaşayabileceği doğal tepkiler ...

Devamını oku
Terapi mi ? Danışmanlık mı ?

Günümüzde birçok kişi, yaşadığı zorlukları çözmek için bir uzmanla görüşme ihtiyacı hissediyor.
Ancak çoğu zaman bu süreci “terapi” olarak adlandırıyoruz.

Peki neden biz web sitemizde ve içeriklerimizde bu kelimeyi kullanmıyoruz?

Bu durum, tamamen yürürlükteki yasal düzenlemelerle ilgilidir.

Türkiye’de yürürlükte olan mevzuat gereği;
kaygı, depresyon, anksiyete, panik atak...

Devamını oku
Psikolog Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?

Samsun’da psikolog arayan birçok kişi internet üzerinde araştırma yaparken genellikle “en iyi psikolog” ifadesini kullanır. Bu arama oldukça anlaşılırdır; çünkü insanlar psikolojik destek alacakları uzmanın gerçekten güvenilir ve yetkin olmasını isterler. Ancak psikoloji alanında çalışan uzmanlar için “en iyi psikolog” kavramı çoğu zaman tek bir kişiyi ifade etmez. Çünkü psikolojik danışmanlık ...

Devamını oku
Kaç, Savaş, Don: Zihnin Hayatta Kalma Oyunu

Kaç, Savaş, Don: Zihnin Hayatta Kalma Oyunu

İnsan, Korkunun Gölgesinde Yaşar

İnsanın doğasında üç kadim refleks vardır: kaçmak, savaşmak ve donmak.
Bu tepkiler, bir zamanlar hayatta kalmamızı sağladı; ormanlarda, vahşi doğada, bedenimizi korudu.
Fakat zaman değişti, tehlikeler biçim değiştirdi. Artık bizi tehdit eden şey bir yırtıcı değil, bir kelime, bir bakış, bir sessizlik.
Başarısızsın. Yetersizsin. Olmadı. Bu cü...

Devamını oku
Kim Konuşuyordu ?

Ben mi Konuşuyorum Dil Mi?
Dil, sadece bir aracı değil, bizzat insan deneyiminin kurucu zemini. Saussure’ün gösteren ile gösterilen arasında kurduğu bağ bana hep eksik geliyor. Çünkü kelimeler yalnızca nesnelere işaret etmiyor; birbirlerine bağlanarak yeni anlam ağları kuruyor. Lacan’ın dediği gibi, gösteren zinciri insanın çıplak yaşantısını kendi biçimsel kurallarına göre örüyor. Demek ki ben düşündüğümü sandığımda bile aslında dilin kurduğu bir düşünce düzeninin içindeyim.

Ama bu zincir sabit değil. Freud’un “birincil süreç” de...

Devamını oku
Çocukluk Yaraları ve İç Çocuk

Anne Ben Anlamak İstiyorum 

Ben artık büyüdüm.
Sen ise ötelerdesin.

İçimde bir yer var ki hâlâ senin sesini duymak istiyor.
Söylemediğin cümleleri…
Susarak yanıtladığın soruları…
Benim çocuk kalbimle sormaya cesaret edemediğim ama içimde hep yankılananları.

Yıllarca sana açıklamalar yaptım kendi içimde. Dedim ki: O da bilmiyordu. Elinden geleni yaptı. Yaralıydı, ondan böyleydi.

Bu cümleler yetişkin hâlimi sakinleştirdi. Ama içimde bir çocuk vardı; o, bu cümleleri sade...

Devamını oku
Ben Bir Erkek Olarak Büyürken | İç Çocuk ve Gölgeyle Yüzleşme

Ben Bir Erkek Olarak Büyürken… (Gölgeyle Yüzleşme)

Ben bir erkek olarak büyürken, bana hep “ver” demeyi öğrettiler.
“Sev” dediler, “koru” dediler, “taşı” dediler…
Sus, güçlü kal, ezilme.

Ama kimse bana, “Birinin beni de taşıyabileceğini” söylemedi.
Kimse bana, “Yeterli olmasam da sevilebileceğimi” öğretmedi.

Gücüm, ancak iş gördüğü sürece takdir edildi. Yorgunluğum görmezden gelindi.
Düştüğümde değil, ayağa kalktığımda alkışlandım.
Ve ben, sadece vererek değerli o...

Devamını oku
Yaşamın Anlamı, Doğum ve Ölüm Kaygısı

Yaşamın İki Ucu 

Başı mı sonu mu belirsiz, iki ucun arasında, milyonlarca denklem gibi değil mi yaşam?


Bir uç doğum; nereden, neden, nasıl, ne için geldik?

Bir uç ölüm; nereye, neden, nasıl, ne için gittik?


Uçların arasında kalan yaşamın denklemleri, uçlardaki belirsizliği netleştirmiyor ki!


Doğum başlangıç, ölüm son mu?

Doğan ölüm, ölen doğum mu?


Başladığın yer doğumsa, bittiğin yer ölüm mü?

Bitmek, tamamlamak değil mi?

Ölümün ta...

Devamını oku
Umut

Tanrı umuttur belki de...
Bizi yaşatan, her verişten sonra bize yaşamak için nefes aldıran umut değil mi ki?
Umut olmasa yaşayabilir miydik bunca kötülüğün arasında?
Hepimiz umut ediyoruz, gecenin ardından gelen sabahta iyi bir dünyaya uyanmaya...
Umut olmasaydı nasıl geçerdi geçmesini beklediklerimiz?
Umudunu kaybedince gitmiyor mu insan insandan, dünyadan ve en çok da kendinden?
Umuttur belki de bizi var eden bu dünyada.
Umut değil mi cenneti düşleten, cehennemin karanlık gökyüzünden?

Umut,
Sağ omzunuzun arka...

Devamını oku